Okul Öncesi Eğitimde Aile Katılımının Önemi

Okul öncesi dönemde, çocuğa dış dünyayı tanıma olanağı veren, ona çeşitli alışkanlıklar kazandıran temel kurum ailedir. Çocuk, aile içinde temel öğrenme için gerekli deneyimleri kazanırken, olanaklar ölçüsünde gidebileceği okulöncesi eğitim ilk öğretmenleridir ve okula başlayana kadar çocuklarının gelişim ve eğitimlerinden kurumlarında bu deneyimleri pekiştirme ve zenginleştirme fırsatını bulur. Aileler çocuklarından birinci derecede sorumludurlar. Çocuklar okula başladığında bu sorumlulukları sona ermez sadece öğretmenlerle paylaşılır. Ailelerin çocuklarının eğitimi konusunda sahip oldukları sorumluluk ve güç, okulöncesi eğitimde planlı aile katılımı etkinlikleriyle sürekli ve etkin hale getirilebilir. Her çocuk, okula başladığı zaman, yetiştiği aile ortamında belirgin izler taşır.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2006 yılında 36–72 aylık çocuklar için hazırladığı Okul Öncesi Eğitim Programı’nda aile katılımının öneminin ve bunun planlı yapılması gerektiğinin gerekliliği açık olarak belirtilmiştir. Aile katılımının sağlandığı programlarda çocuğun okulda kazandığı becerileri günlük hayata aktarmaları daha kolaydır. Bu nedenle okul öncesi eğitimde en iyi yaklaşım, çocuğu tek başına birey olarak değil, ailesi ile birlikte ele alan yaklaşımdır denilmektedir.  Aile ile işbirliği veya daha yaygın kullanılan deyişle aile katılımı, okul öncesi eğitim programının önemli bir parçasını oluşturmalı ve kurumda verilen eğitimin devamlılığı, ailenin çocuğunu daha iyi tanıması, program konusunda daha iyi bilgi sahibi olmasını sağlar.

Okul-aile işbirliğinin çocuk, aile, öğretmen, kurum açısından yararları şöyle açıklanabilir:

  1. Çocuk Açısından:
  • Çocuğu, mutlu ve başarılı bir kişi olarak hayata hazırlama.
  • Okul ile ev arasında, çocuğa gösterilebilecek farklı eğitim

tutumlarını ortadan kaldırma.

  • Evin devamı olan güvenli bir ortamda daha iyi bir öğrenme fırsatı

yaratabilme.

  1. Aile Açısından:
  • Çocuklarının eğitimlerinde kendi rollerinin öneminin farkına

varabilme.

  • Çocuğun gelişimine çok yönlü olarak katkıda bulunabilme.
  • Çocuklara duydukları saygının artması, onları birey olarak

görebilme.

  • Çocukla sağlıklı bir iletişim kurabilme.
  • Zaman ayıramamaktan dolayı duydukları suçluluk duygusunu yok

edebilme.

  1. Öğretmen Açısından:
  • Programını daha kolay gerçekleştirebilme,
  • Sağlıklı bir sonuca ulaşabilme,
  • Sağlıklı iletişim sonucu kolayca tanıyabilme ve problemleri

çözebilme,

  • Sorumluluklarını paylaşabilme,
  • Hedeflere ulaşabilme.
  1. Kurum Açısından:
  • Eğitimin sürekliliğini sağlayabilme,
  • Çocuğun çok yönlü gelişimine katkıda bulunabilme,
  • Amaçlarına daha kolay ulaşabilme,
  • Eğitimde fırsat eşitliğini sağlayabilme,
  • Eğitimin kalitesini arttırabilme,
  • Sorumluluklarını paylaşabilme,
  • İş tatminindeki artışı sağlayabilme.

İyi düzenlenmiş bir okulöncesi eğitim kurumu, çocuğu aile bütünlüğü

içinde tanımaya ve gerekli ilişkileri kurmaya hazır olmalıdır.

Aile katılım çalışmaları konusunda öğretmenler programı tüm

boyutlarıyla gözden geçirerek ailelerin katılım gösterebileceği etkinlikleri

belirleyerek, oluşturdukları bu etkinlik havuzundan ailelere uygun zengin

etkinlikler hazırlayabilir.

Ailenin programa katılabileceği bazı etkinlikler şu şekilde sıralanabilir;

  1. Sınıfı ziyaret etmek
  2. Gönüllü öğretmen yardımcısı olmak
  3. Alan gezilerinde yardımcı olmak
  4. Çocuklara şarkı söylemek, şarkı öğretmek, hikâye okumak gibi sınıf içi

etkinliklere katılmak

  1. Çocuklar için gerekli olan araç-gereçleri yapmak
  2. Kendi kültürüne özgü yöresel bilgiler sunan etkinlikler yapmak (hikâye,

şarkı, dans, yiyecek ya da kelime )

  1. Kendi meslek ya da çalışma alanları hakkında bilgi vermek
  2. Diğer ailelere ulaşmada ve onlarında katılım sağlanmasında öğretmene

yardımcı olmak

  1. Okulda yapılan bazı etkinlikleri evde de çocukla birlikte yapmak
  2. Sınıf içi etkinliklerde kesme, dikme ve onarma gerektiren materyallerde

yardımcı olmak.

Okul öncesi eğitim kurumlarında eğitim programının amaçlarına ulaşılabilmesi ve eğitim faaliyetlerinin en verimli şekilde sürdürülebilmesi ailelerin eğitim sürecine etkin katılımlarıyla mümkün görülmektedir. Ailelerin bu sürece etkin ve sürekli katılımının ancak planlı ve programlı aile katılımı çalışmalarıyla gerçekleşebileceği hem okulöncesi eğitim programında hem de araştırmacılarla vurgulanmaktadır. Ev ile okul arasındaki koordinasyonu sağlayarak çocukların gelişimlerinde ve eğitimlerinde birlikte hareket etmenin ve bu sayede bu süreci desteklemenin amaçlandığı aile katılımı çalışmalarının çocuğunun eğitimsel ve gelişimsel anlamda desteklenmesine, ailelerin çocuklarının eğitimi konusunda daha bilinçli ve etkin olabilmelerine, öğretmenlerin mesleki doyum ve verimlilik anlamında gelişimlerine ve ayrıca programın daha etkili uygulanmasına önemli katkılar sağladığı söylenebilir. Dolayısıyla çok boyutlu katkılar sağlayan aile katılımı çalışmalarının okul öncesi dönemde zengin etkinliklerle hem okulda hem de evde eğitimin devamlılığının sağlanması için çok önemlidir.

 

Nazlı YILMAZ